Doğu Türkistan Zulmü doğu-türkistan-da-çin-zulmü_475031 Full view

Doğu Türkistan Zulmü

Gündemi meşgul tutan Doğu Türkistan zulmünün aslında sadece gündemi meşgul tutması adına planlanmış bir maske olduğunu düşünüyordum bunun doğru olduğunu da anladım, maske düştüğünde asıl amacın ne olduğunu göreceğiz.

Doğu Türkistan da KATLİAM YOK.

Varsa da zannedildiği gibi dini, işkenceli vs olaylar değil. Yeraltı kaynakları sebebiyle yapılan bir takım saldırılar sadece.Doğu Türkistanın petrol zenginliğiyle dikkat çekmesi gözününzden kaçmaması gereken bir ayrıntı.Burada saçma sapan konuyla alakası olmadan gerek photoshop gerek zamanında yaşanmış fakat bahsettiğim zamanın 2000’ler 2004’ler le ifade edilmesini eminim anlayamıyorsunuz.

Gördüğünüz ve inandığınız her resmin bir açıklaması var, bir çoğu fake bir çoğu dediğim gibi Türkistanlı bile değil Çin’li insanlar. Bunları araştırmak yerine nefret söylemleriyle her söylenene inanmanız ne kadar akıllıca bilmiyorum. Zira profil resmini Türkistan yaparakta gündemi meşgul tutan insanlara destek oluyorsunuz farkında olmadan sadece.

Yani arkadaşlar söylemek istediğim şu: Gerçekten Doğu Türkistan da hayat zor ve gerçekten bize gösterildiği gibi ciddi boyutlarda bir katliam değil ama. İnsanlar gerçekten acı çekiyor ama sizin sadece facebookta paylaştığınız kaynağı belirsiz e olduğu belirsiz nerden geldiği belirsiz resimlerde ki gibi değil. Birazcık araştırın.

Öyle bir nefrete dönüşüyor ki resimler görüldükten sonra hemen bi isyanlar hemen bi küfürler haklı olarak. Adam hangi pencereden bakıyorsa onu görüyor. Bir de yan pencereye geçeyim diyemiyor.

Bu konuyu Çin de yaşayan tanıdığı olanlara bir sorun. Onlardan cevap bekleyin. Çin de yaşayan ve Çin de ki olaylara binaen bir tez hazırlamış arkadaşımızın yazısını sizlerle paylaşıyorum buyurun araştırmaktan üşenmek yerine bir okuyun:

(Okumanızdan evvel bir parantez açayım bunu yazan arkadaş faşizan tavırlara bir miktar kızmış olacak ki buna binaen biraz sert dille ve sola yakın bir görüşle yazmış. Lakin bunun böyle yazması doğruları maskelemiyor)

1) “çin uygurların varlığını tanımıyor.”: çin halk cumhuriyeti halen yürürlülükte olan 1982 anayasasının “giriş” bölümünde de belirtilmek üzere “bir üniter, çok uluslu devlettir.” devlet, 56 etnik grubun ve milliyetin varlığını resmen tanımaktadır. uygurlarda yaklaşık 11.5 milyon olan nüfuslarıyla çin’de resmen tanınan üçüncü büyük millet olmanın yanı sıra, 1950’de ilan edilen “bölgesel etnik özerklik” çerçevesinde oluşturulan çin’de ki beş bölgeden biri olan şinciang uygur özerk bölgesinde baskın etnik unsurdur. bununla birlikte bölgede han, kazak, hui, kırgız, moğol ve daha pek çok etnik kökenden insan yaşamaktadır ki; toplam nüfusları yüzde 55’i bulmaktadır.

2)”uygurlu kadınlar beyaz çin öldürmesini diye gizli doğum yapıyorlar” : hayır, senin çocukluğunda da benim ki gibi star tv’nin peşpeşe tarkan yayınladığı 1990’lı yıllara denk gelmiş. çin’de de etnik ve ulusal azınlıklar, son dönemde bir hayli gevşetilen tek çocuk politikasının katı bir biçimde uygulandığı dönemde bile bu politikanın kapsamı dışında tutuldu örneğin abd bayrağı altında bush’a “bana bir aşk masalından şarkılar söyle edasıyla bakan sözde “dünya uygur kurultayı”nın başkanı rabia kadir’in 11 çocuğu var. zat-ı muhterem 1996’da terkettiği çinde yaşarken öyle eziliyordu ki, çin’in en zengin 10 ismi arasındaydı.(bunu çinliler iddia etmiyor, yazan bizzat abd’nin ‘amiral’ yayın organlarından forbes)

3)”çinde uygur türklerinin dilini konuşması yasak.”: hayır çinde uygurlar dağda yürürken “uygh, uygh” diye ses çıkardıkları için adı uygur kalmış has han evladı muamelesi yapılmadı, yapılmıyor. çin’de 1950’lerden beri, eğitim dili çince olan okulların yanı sıra, uygurca olan okullarda var.(uygurca eğitim veriyorlar demiyorum bak. dili doğrudan uygurca eğitim veren okullar!) “uygurca yayın yasağı” diye birşey yok. 1970’lerde mao’nun yazıları türkçeye çevrilirken, ingilizce yapılan çeviriler çinde basılan uygurca metinlerle karşılaştırılıyordu. günümüzde arap alfabeside resmen tanınıyor ve kullanılıyor.

4)”kızıl çin islamı yasakladı” böyle bir yasak yok ve hiçbir zamanda olmadı. çinde bugün türkiye de bir hayli yayılan el cezire kaynaklı haberde yazılanın aksine kapsamlı bir oruç tutma yasağı falanda uygulanmıyor. alınan önlemler ramazan bahanesiyle, devlet işlerinin aksatılmaması kamu personellerinin ve işyerlerinin kapatılmaması için işletmecilerle sınırlı. şinciang uygur özerk bölgesinde “helal gıda” üretimi ve satış bölgesi bile var. bununla birlikte bölgeye sızmak isteyen ayrılıkçı ve şeriatçı terör örgütlerine karşı elbetteki önlemler alınıyor.
bugün türkiye’de en çok sesi çılan el kaide bağlantı türkistan islam partisi. bu örgütün militanları türkiye üzerinden suriye’ye askeri eğitim almaya gidiyor. yakın zamanda çkp’nin resmi yayın organlarından türk yetkililer bu teröristleri korumakla itham edildi. ayrıca afganistan’da ki el kaide ve taliban kamplarında çin’de savaşmak üzere bir çok sayıda yabancı teröristte eğitilmekte. yakın zamanlarda “kemal sunal’ın filminin izledim, cihatçı oldum, çinli pis kominizler” diyen bir gerizekalının videosu bir hayli popüler olmuştu, hatırlarsanız. ha işte bu gerizekalıda o teröristlerden biriydi.

5) “çinliler uygur bebeklerini kaçırıp yiyor”: hayır ama buna inanıyorsan sen süzme salaksın. son zamanlarda ortalıkta dolaşan fotoğrafların çoğu ya çok kötü fotoşop uygulamaları yada mevzuyla hiçbir ilgisi yok. yaygın fotoğraflardan birkaç örnek:

-“bebek yiyen çinli adam”: 2000’lerin başında piyasaya sürülen fake bir hikaye. üstelik özgün ‘geyik’te adamın çin halk cumhuriyetinde değil tayvan’da yaşadığı söyleniyor. mesele başka, adam aslında hakikaten çinli, adı zhu yu, kendisi bizdeki birçok cihangir bohemi kadar bir performans sanatçısı. elbette ki yediği şey gerçek bebek falan değil. kendince sosyal mesaj falan veriyor. bu “şov” çin yönetimi tarafından görülüp yasaklanıyor zaten.

-“komünist çinliler tarafından köprüye asılıp sarkıtılan çocuk ve anneleri” fotoğraf gerçek ama hikâyesi farklı. olay çinde değil kıyafetlerden de anlaşılacağı üzere hindistan da geçiyor. cinnet geçirip çocuklarıyla beraber intihar eden bir kadın.

-“çinli tarafından vahşice dövülen uygur çocuk”: olayın şinciang uygur özerk bölgesiyle hiçbir alakası yok. çocuk çinli: bir restorantı dışında oynarken, bir akıl hastasının saldırısına uğruyor. korkulacak birşey yok çocuk tedavi edildi sağlığı yerinde. bu liste daha uzaar gider… fotoşopla “derisi yüzülen” çekik gözlü bir zatı “mazlum uygurlu” diye pazarlayanı mı ararsın. tibetlilerin cenaze törenlerine “uygurlulara çin işkencesi” diye paylaşanmı saymakla bitmez.

yani demem o ki herifler 2×2=4 dese bile sorgulayın. kabataş saldırısın feci görüntülerini “gözleriyle gören” adamların sözüyle hemen “milli ve dini duygularınız” kabarı veriyor. gerek yok. ek olarak ırkçılık yapanında kafasına tüküreyim: “ey sarı ırk” diye bik bik ötenler, nasıl olurda bilmiyorum ama bir şekilde çinlilere muhtaç kalırsınız.”

 

Özetim: 

Ben inanıyorum gerçekten Doğu Türkistan da zulüm var. Lakin bize gösterilen boyutlarda mı onu bilmiyorum.

Yorum yap