Dünya Mahsülü Bir Dışavurumun Özel Anlatımlı Hali

Kainat deryası yaratılırken zamanın içinde şekillenmeye başlayan dünya, hayatı karanlığın ininden çıkartp günümüze kadar taşıyan derin bir yazgı senaryosunu da beraberinde getiriyordu. Yeryüzünün oluşumu birbiri içinde uyumlu ve uyumsuzca hareket eden milyonlarca unsurun bir araya gelmesiyle mümkün olmuştu. Zıtlığın çekim gücü içindeki biçimsel görünümü ve dönüşümü, var oluşun temel izlerini mutlak şekilde açığa çıkarıyordu. Gökkubbe, yeryüzüne eşlik eden en yüce sevgiliydi. Sır dolu büyülü bir masalın atlı prensiydi o. Galaksilerse yenilmez savaşçılarıydı kainatın. Sistemin ana kuyucunda kükreyen güneş, yaratıcının varlık oluşmasındaki en güvendiği kahramandı. Yanılsamaz bir mutlakiyet düzenine doğru yol olacaktı şu koca acun.Sular kraliçesi güneşin ebedi aşkıydı ve hep yanında olacaktı. Sınırsız bir yolculuğun kanatları altında anlamını bulmaya çalışacaktı beşer alem!

AYNA ve AYNADAKİLER, dünyanın var oluş sürecinde toprağın hayat vermeye başladığı bir yayılışın karmaşık resminde ki, bitki, hayvan ve insan üçlemesinin en belirgin yaşam özelliklerini yansıtacaktı; varoluşun sonlanacağı an gelinceye kadar, Yaradılıştan bugüne değin yaşanmış ne varsa ve geleceğe dair yaşam adına ne olacaksa!

Şarkılarım ve sözlerimin ışığı altında hayatın iyi ya da kötü, güzel ya da çirkin, anlamlı ya da anlamsız, ölümlü ya da ölümsüz yanlarını AYNA’dan göstermeye çalıştım; bazen ağır bazen bir tüy kadar hafif, bazen kendi doğaçlama dilimle bazen de yeryüzündeki en güzel ve muhteşem dil olan ortak dilimiz TÜRKÇE ile… Ana hatlarıyla müziğin  kainatın oluşmaya başlamasıyla birlikte nasıl bir gelişim gösterdiğini, dönemleri olabildiğince göz önüne alarak (ilkel çağ, klasik yüzyıl, etnik kültür, barok sahnesi, folk ayrışımı, senfonik yol, rock ve undergrand sarayı, deneysel dönüşüm, öz benlik geçişi, ilahi düş, kurgusal her şey ve bütün zamanların sunağında sergilenen insana dair manzaralar) ve bazen dar bazen de geniş zamanlar içinde yer vererek, bir tiyatro ve sinema eseri izlermiş gibi müzikal sahne kurguladım daha iyi algılanması adına.AYNADAKİLER sizlersiniz.Dünyanın her bir tarafında ve her bir toprağında yaşayan sizlersiniz.AYNA ise bizleri gösteren.Sizleri bizler yapan. Yada bizleri sizler yapan.Seni ben, beni sen yapan! Armonik bir müzik serüveni içinde dilin gelişiminin ve ilkelden üst düzeye geçişinin, enstrumanların ilkelden modern dünyaya ulaşana kadar olan gelişiminin, insanın var olduğu andan günümüze kadar olan bu kadar yolculuğunda ki, güzel insan olmak adına insani gelişimi ya da insani açıdan hem tanımlı hem tanımsız aşağılık ve değersiz bir ucubik varlığa dönüşmesinin, aşkın bilgeliğinin, sevginin muhteşemliğinin, hoşgörünün, empatinin ne denli büyük bir erdem olduğunun, siyasetin kalın bir insan becerme sanatı olduğunun, hiçliğin Hak’kın en olağanüstü tevazu duygusu olarak hep tecelli edeceğinin ve sayısız yaşam biçimleri ve inanç iradelerinin nefes aldığı şu paylaşılamayan dünyanın ortasında yaşanan şeytani savaşların ve nefsi yenilgiye uğratmayan bir hayatın hüküm sürdüğü bu kocaman coğrafyanın, tüm gerçekliğiyle görünüp durduğu bir açık tünel gibidir AYNA ve AYNADAKİLER!

Ben sonsuzu sonlandırdım! Sonu sonsuzlaştırdım! Soyluyu soysuzlaştırıp, soysuzu soylulaştırdım! Aşkta böyle değil midir! Aşığı hem sonlandırır hem sonsuzlaştırır! Hem soylulaştırır hem de soysuzlaştırır!

Kazanan hep iyidir!En iyi ise karanlığın kör kuyusunda, bir toplu iğne başı büyüklüğündeki ebedi ve mutlak olan yüce ışığı görebilendir!

Düşlerin Ressamı

Murat Yılmazyıldırım

Yorum yap