Göremediğimiz FETÖ. 1453104959838 Full view

Göremediğimiz FETÖ.

Göz ardı edilen gerçekler vardı. Herkesin bildiği ama ardına attığı gerçekler. Bunlar “abiler” denilen aslında karargah özelliği taşıyan ama bize “din öğreniyorsunuz” diye yutturulan 4 duvarın içinde başladı. Yıllara sığdırılmış bir plan olduğunu tesbihat yaparak, teheccüd namazı kılarak perdelediler. O kadar masum görünüyordu ki gözümüzün önünde olan yanlışları analiz etmeden doğruymuş gibi süzgecimizden geçiriyorduk. Biraz daha akıllı olanlarımız yavaşça kendilerini dışarıya atmaya çalışsa da taciz edercesine arayan, rahat bırakmayan badem bıyıklı abiler peşlerimizi bırakmıyordu. Aslında evvela bu planın aşaması maddi özellik taşımaktı. Zeka konusunu 2. plana itmişlerdi. Öyle ki dershanelerinde, yurtlarında ayrımcılık gören, zeki diye kendilerince işaretledikleri öğrenciler “para kaynağı” olarak görülen diğer öğrenciler sayesinde yavaş yavaş üst mevkiilere kayacaktı. Aslında bu zamanlar da soru çalma, bilinen cevaplarla sınava girme diye bir mevzunun cereyan edeceğini düşünmedik. Çünkü düşünemezdik, kendilerince işaretlediklerini bahsettiğim öğrenci kitlesi gerçekten böyle olaylara kalkışmadan zaten en iyi yerlere zekalarıyla, çalışmalarıyla gelebilecek insanlardı. Ve bu olayın kendi adamlarının devlet içinde yer almaya başlamasıyla yavaştan son bulacaktı. Çünkü artık böyle bir zahmete girmeksizin sadece beyinleri yıkanabilecek türde öğrencileri seçip bahsi geçen çalıntı sorular ile yükseltilmesi mümkün kılınacaktı. Bu dönem aslında tam olarak ergenekon olaylarının patlak verdiği zamana dayanıyordu.

Bildiğimiz üzere ilgili örgüt sadece eğitim sektöründe değil her alanda bizzat kendi ağını örmüş ve yüksek derecede strateji gerektiren planlamaları sayesinde istediği gibi tüm ülke geneline kök salabilmişti. Unutmamak gerekiyor ki bu kökün tohumunu sadece eğitim sektörü ile verdiler. “Abiler” ile başladılar ülke genelinde ekonomiyi yerinden oynatabilecek derecede ağır abi oldular. Bu bütün organların başının eğitim ile atıldığını özellikle vurguluyorum ki eğitimin ne denli güçlü ve gerekli olduğunu görün diye.

Giriş kısmında bahsettiğim üzere ergenekon yapılanmasının kurgulanmasının ardından boşalan mevkilere kendi adamlarını yerleştirdiklerini ve bunu da herkesin göz göre göre kabul ettiğini maalesef ki saklasakta biliyoruz. Çalınan soruları, gizli gizli fısıltılar ile “abiler soruları verecekmiş polis sınavına gireceğiz sizde girmek ister misiniz? Sonra da askeri okullar için yapılacak soruları alacağız. Mülakatta ki adamlar zaten bizden” diye muhafazakar görünen gençlere okullarda, dershanelerde yayıldığını çok insan gördü. Buna tepki gösterdiğimiz de ise “Böyle kritik yerlerde müslüman adamlar olmasında kemalistler mi olsun?” tarzı söylemler ile püskürtüldük. Şikayet konusuna gelince, “kimi kime şikayet ediyorsun?” diye sorup noktalamak lazım.

Hatırladığım kadarıyla bu malum “abiler” evinde sigara içmek dahi yasaktı. Sigara dahi içmeyen abiler 15 temmuzda halkın kafasına uçaksavar mermisi fırlattı, ilginçtir. Ve unutmamak gerekiyor ki bahsi geçen badem bıyıklı arkadaşlar evlerine getirdikleri öğrencilerden form doldurmalarını istiyordu. Bu formlarda istenilen bilgileri tam olarak hatırlayamıyorum sadece kimlik detayları konusunda aklınız kalmasın bu bir kişilik testi içeren profil tanımlama için geliştirilmiş bir yöntemdi. Bir takım sorular sorulmuş ve o sorulara cevap vermeniz bekleniyordu. Bu formlar ve oraya yazılanlar sayesinde abiler, kendi portföylerine uygun profilleri muhakkaktır ki analiz etmiş olacaklar. Bu sayede de bugün bu insanlar beyinleri yıkanmış bir vaziyette halen Pensilvanya da ki pedofiliden emir alıyorlar.

Hepimizi derinden sarsan son günlerde meydana gelen olaylar hakkında ki detaylara gelecek olursak: Bilinmesini isterim ki bu oyunun çapı zannettiğimizden daha büyük bir durumda. Fetö mensubu askerlerin gerçekleştiği kalkışmanın sadece bir intihar saldırısı olduğunu düşünüyorum. Sonunun böyle biteceği bilinen bir saldırı. Bunu aslında tutuklanan ilk rütbelilerden olan ve hepimizin videosuna mutlaka tanıklık ettiğimiz kelepçeliyken etrafa gülücükler saçarak giden hain’in yüz ifadesinden anlayabiliyoruz. Bu gülüş “plan daha yeni başladı” dercesine olan bir sevinçten öte olduğunu düşünmüyorum.

Şöyle düşünmek gerek ki “darbecileri içeri alan da Fetö mensubu” bu konu oyunun ciddiyetinde algılayamadığımız noktaları ne yazık ki gün yüzüne vuruyor. Şöyle söylene gelen bir iddaa var ki aslında bu kalkışmanın ve malum olayların kilit noktası olması özelliği taşıyor: “Fetönün askerde ki gücü emniyetteki gücünün yanında devede kulak kalır.” diye emniyetten gelen bir söylem. Aslında bu doğru olabilme özelliği taşıyabilecek bir vurgu. Sadece askeriyede şuana kadar ifşa olmuş bu kadar örgüt mensubu var ise emniyeti hayal etmek elde bile değil.

Tüm bunlardan çıkarak sonuçlar ise ne yazık ki henüz hiç bir şeyin bitmemiş olması. Henüz meydanları boşaltamamış olan halk ve onları dışarıda tutan güçler bunun bilincinde olsa da maalesef hiç bir detaya vakıf değil. Bahsettiğimiz detaylar aslında bizden gizlenen ama bilinen ve korkulan şeyler. Böyle bir durumda değil arkadaşlarına en yakın akrabalarına bile şüpheyle bakılabiliyorken adeta gelin bunları toplayın diye ortaya çıkmış olan “Paralel yapının askeri yapı atama listesi” ne kadar doğru olabilir düşünmek lazım.

Temizlik, öyle bir temizlik gerek ki kurunun yanında yaşlarda yanmalı. Maalesef bu yaşlar bende olabilirim sen de. Çabamız büyük olsa da ödeyeceğimiz bedel ülkemiz için hediyedir.

Allah bu halkı arkasından bıçaklayanlardan korusun.

Yorum yap