Ne kadar insanız? masnet2 Full view

Ne kadar insanız?

Nefret ve kin olayları buraya getiriyor. Amaçta bu olsa gerek ki günlerdir burada nefret kusuluyor.
Kendi rahatımız için kendi içimizde yaşayan canileri resmen piyasaya sürdük. Normalmiş gibi lanse ettik, onlarda fırsatı kaçırmadılar.
Beyaz örtünün üzerinde ki lekeyi, yakarak yok etmeye çalıştık. Yıkamak zorumuza giderdi çünkü.
İnancımızın doğasının gerektirdiği gibi davranmak yerine her milletin yaptığını yaparak kendimizi üstün gördük.
Ödül gerektirecek, takdir getirecek bir şey yapamdık insanlara ülkemizi açarak. Yapmamız gerekeni yaptık.

İnanıyor musun? Hangi dine inandığın hiç umurumda değil,

Tevrat:

Özdeyişler 14/21
“Özd.14: 21 Komşuyu hor görmek günahtır, Ne mutlu mazluma lütfedene!”

Levililer 25:35
“Bir kardeşin yoksullaşır, muhtaç duruma düşerse, ona yardım etmelisin. Aranızda kalan bir yabancı ya da konuk gibi yaşayacak.”

Zebur:

Mezmurlar 74/109
“Mez.74: 21 Düşkünler boynu bükükgeri çevrilmesin, Mazlumlar, yoksullar adına övgüler dizsin.
Mez.109: 16 Çünkü düşmanım sevgi göstermeyi düşünmedi, Ölesiye baskı yaptı mazluma, yoksula, Yüreği kırık insana.”

Kuran:

Nisa/36
“Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlar (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.”

Bütün inançlar dahi sana mazlumu, yoksulu gözetmeni emrederken sen kim oluyorsunda kendini başkasıyla kıyaslıyorsun diye sorulmaz mı adama?
Alıp verdiğin nefes bile senin değil, konuştuğun ses teli, attığın adım dahi senin değil.
Kaç yıl yaşayacaksın?
40 – 60 – 70 – 100 – 120 – 150?

Öldüğünde yalnız girdiğin o toprak dahi senin malın/mülkün değil iken neyin paylaşımını yapmıyorsun, hangi had ile kime neyin izinini veriyorsun?
Oturduğun rahat koltuktan insan yargılamak bu kadar kolay ise neden kendinden başlamıyorsun?

Biz çok mu mükemmeliz ki aşağı da ki manşetler bizim ülkemizden çıkıyor:

“17 yaşındaki kızı, öz babası hamile bırakmış!”
“Cinayeti kahkaha sesi çözdü! ‘Sen nasıl sevgilisin’ sözü katil yaptı”
“Anne katili kızların cezası bozuldu!”
“Uyuşturucu bağımlısı genç felçli teyzesini öldürdü”
“Oğluna işkence yapan 72 yaşındaki adam tutuklandı”
“87 yaşında tacizden gözaltına alındı”
“Şanlıurfa’da 2 günlük bebeği parkta bıraktılar”
“Zihinsel engelli gence darp edildi”
“Oğlu 88 yaşındaki annesini elleriyle boğarak öldürdü”
“Kayseri’de uyuştucu taciri anne-oğul yakalandı”

Bunlar sadece ufak bir kısmı sizin de bildiğiniz üzere. Ama bunlar bile yeterli. şimdi sorarım size hangi yüzle hangi insanları yargılıyoruz?
Hangi hak ile insanları ayırt ediyoruz?

Neden insanlara X ülkesinden Y ülkesinden diye bakmayı çok iyi başarıyoruz da “İnsan” gözüyle bakamıyoruz?”

Biz de insanız,
Suriyeli de insan.
İsrailli de insan.
ugandalı da insan.
Aksini neye göre iddaa edibiliriz?

Kin ve nefret kusup “gidin lan ülkemizden!” dediğiniz insanlara kapımızı açarken “insan” olduğumuz aklımıza geldi mi?
Peki ya vicdanımız, hiç mi sızlamıyor kovarken.

Son 20 belki 40 yılın en verimli kış ayını geçirdik. İlk defa doyasıya kar gördük.
Yağmur gördük, bereket gördük. Lutüf mudu acaba? Kutsal kitapların sahibi “Mazlumu korursan bende seni korurum” mesajı mı verdi yoksa?

Peki aşağı da ki resimde gördüğümüz manşet bize nasıl bir mesaj getirecek?
nasıl bir acı getirecek.
Kışkırmalar, kinler, nefretler bize ne kadara mal olacak?
Bilemeyiz.

Ama diyetini hep birlikte ödeyeceğiz, çünkü hak ettik.

 

Yorum yap