The Book Thief – Kitap Hırsızı.

Nazi Almanyası – Hitler – 2.Dünya Savaşı ile ilgili olarak genel anlamda onlarca belki yüzlerce film izlemişsinizdir. Hepsinde savaş, savaş suçları, vahşetler, politik olaylar, hayranlık ( mesela hitler ve düşüncelerine olan hayranlıklar gibi, var mıdır bilmiyorum ama vardır onuda çekmişlerdir ) gibi pek çok konunun işlendiğine tanık olmuşsunuzudur. Fakat benim gibi 2. Dünya savaşı yani genel olarak yukarda girişte bahsettiğim genel konulara hayranlık duyuyor ve araştırma gereksinimi duyuyorsanız zaten bu filmlerin hepsine hakimsinizdir. Bahsettiğim hayranlık olumlu yönde değil, hatta hayranlık olarak değil merak – araştırma – tarih tutkusu gibi genel anlamda toparlayalım olayı ki yanlış anlamlar çıkartılmasın. Eskiden Nazi sempatizanı olduğum düşünülürse böyle bir anlam çıkartılması mümkün tabi. Lakin şükür ki o günleri atlatıp yaptığım gereksizliğin farkına varabildim şükür.

Konumuz filmdi politikaya girmeyelim şimdi. Bahsettiğimiz maddelerden farklı bir tablo izledik bu filmde. Öyle ki içinde 2.Dünya savaşıyla ilgili olan herşeyi gördük. Yahudilerin, komunizm yanlıların vs çektiği sıkıntıların yanı sıra bu olayları bir çocuğun bakış açısından tanık olmak bambaşka birşey elbette. Adından da anlaşıldığı üzere baş rolümüzde ki genç bayan okumayı sonradan öğrenecek olan ve kitaplara olan aşkıyla öne çıkan bir karakter. Yaşının oldukça üstünde olgunluğa ve karaktere sahip bir çocuk. Bu olaylara onun gözünden bakarak savaşların ne kadar acı ve gereksiz olaylar olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

Savaş çıktı denilince insanın heycanlanması sevinmesi özellikle çocukların ilgisini çekmesi ne garip bir duygudur ki her yerde aynıdır. Halbuki getirdiği tek şey daha fazla acı ve daha fazla ölümden ibaret oluyor. Filmde geniş çerçevede herşeyi gözlemlediğimiz gibi ilahi bakış açısına sahip olarak film’i yorumlandıran ve açıklamalarda bulunan “ölüm” karaterine yoğunlaşıyoruz. Bizde ki inanışa göre bir nevi azrail’in dilinden filmi dinliyoruz diyebiliriz.

İzleyecek film arıyorsanız eğer hiç durmayın derim. 1935 – 1945 arası bir zaman tüneline gireceksiniz. Her şeyi ordaymış gibi hissedecek acılara sevinçlere ortak olacaksınız. Genelde dizi tavsiye eden ve filmler hakkında konuşmayan bir insan olarak izlemenizi altını çizerek tavsiye ediyorum.

Benzer Yazılar

Yorum yap