Yalnızlık ? Yalnızlık - Yalnızlık Makalesi İbrahim YAVUZ Full view

Yalnızlık ?

Yalnızlık..Ne kadar kolay bir kelime öyle.Kolay ama yaşaması çok ağır olan bir kelime..Çevreniz, okulunuz, baktığınız her yer gördüğünüz herkes.Topluluğun içinde yalnız kalmak ? İnsanın kendisini sorgulamasına neden olmaz mı ? Elbetteki olur ve olacak.. İnsanların yaşama bağlanabilmesi için bir çok neden sayılır öyle değil mi ? Tabi birde yaşamdan kopması için sayılan onca neden var.Bağlanmasının da kopmasının da listesini yapyığımızda önümüze ilk çıkan kelime “yalnızlık” olmuyor mu ? İnsanların başkalarının mutluluğunu kıskanması özenmesi fakat hep içine atması.Çok ağır durum olduğu aşikar.Öyle ki yalnızlık hissiyatı içindeki bir insan en yakın arkadaşının sevdiği bir arkadaşının dahi mutluluğunu kıskanacaktır.İnsanın doğası bu ve hiç kimse inkar edemez.Peki yalnız bir insan kendini hangi konularda daha çok suçlar ? İnsanlara soğuk durması, kendini insanlara ifade edememesi, tertemiz kalbi olduğu halde insanlara buna gösterememesi ? Veya insanlara karşı gereksiz yere utanç duygusu yaşaması küçük düşme kaygısı yaşamasına ne denilmeli ?

Yalnızlık insanın en aciz kaldığı konudur.İnsanların ümitlerini tüketen çevresine, mutlu insanlara kinle bakmasını dahi sağlayabilecek kadar ciddi duruma ulaşabilen insanın pskolojisini darma duman edebilen bir durum..Öyle küçük 9 harfli bir kelimenin insanların umutlarını ve yaşama bakışını ne tür olumlu veya olumsuz derece etkileyebileceğini her inasn az yada çok tahmin edebiliyordur elbette.Yapaur beklersincak hiç birşeyin yoktur..Oturur beklesin, ama cevaplarını veremediğin bazı şeyler vardır “Neyi”, “Kimi” , “Ne zaman” … Neden ben bekleek zorundayım demez mi insan ? Dünyaki Milyarlarc insanın arasında yalnız kalmak kelimenin insanları tükettiği yerde biter.Gönül bağları, duygusal bağlar ikilemeler öyle bir dereceye gelir ki zamanla herkesten soğursun, kendi0nin bu dünyaya ait olmadığın konusuna bağlarsın, dünyaya uyum sağlayamadığını düşünürsün…Doğaldır da tabi. Çünkü insanı etkileyen en büyük faktörlerden birisi çevresdir.İnsanların öyle iç güdüleri vardır ki insanlar başlarda çevresinin mutluluğuyla mutlu olurlar.Biraz daa süre geçer herkes değişir gözünde, bazı şeyleri sorgulamaya başlarsın “benim farkım ne ?” ve en son aşamaya gelirsin, dha önce mutluluğuyla mutlu olduğun insanlardan soğursun…Kendini onlarla bir tutamazsın çünkü..Hep sineye çekersin sabredersin dayanırsın, ama hiç bişeyin değişmediğini gördüğün an hayatı sorgulamaya başlarsın.Sorgulama ! Senin değil bu yolda yürüyenlerin suçu var; hayat yolundan geçmenin sırrı bu yolda sorunsuz yürüyenlerden kurtulmak değildir, senin bu yoldan kurtulmandır(!) ama sadece lafta. Unutma ki kalbin hep bir sorgulamaya gidecektir. Bu döngüden çıkamayacak kendi karanlığında kaybolacak duruma geleceksin.O zaman , o karanlığı aydınlatacak kişinin bir an evvel karşına çıkması için dua etmekten başka çaren kalmayacaktır…Sende o zaman tek çarene sığın.Çünkü sen böylesin. Yapacak hiçbirşeyin yok..

İbrahim YAVUZ

Yorum yap